SAYIN BAŞBAKAN

RECEP TAYİP ERDOĞAN’IN

KONUŞMASI

Yuvarlatılmış Dikdörtgen: GERİ
Yuvarlatılmış Dikdörtgen: GERİ

 

Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Konuşması

 

TÜKETİCİYİ BİLİNÇLENDİRME KAMPANYASI GALASI

(4 OCAK 2005)

 

Değerli katılımcılar!

Değerli basın mensupları!

Hepinizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum!

Bugün burada, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından başlatılacak olan;

tüketicilerin bilgilendirilmesine ve bilinçlendirilmesine yönelik kampanyanın tanıtım

galasında sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim.

Bilindiği üzere son 50 yıl içinde büyük bir hızla yaşanan bilimsel ve teknolojik

gelişmeler insan hayatını oldukça kolaylaştırmış, tüketim açısından seçeneklerimiz

çoğalmıştır.

Gümrük duvarlarının kaldırılması ve ekonomik entegrasyonların kurulmasıyla

birlikte ticari anlamda ülkeler arasındaki sınırların önemli ölçüde kalkmıştır.

İnsanların özgürce bir ülkeden başka bir ülkeye gidebilmesi ve interaktif

satış yöntemlerinin geliştirilmesiyle birlikte daha çok ürün ve hizmet tüketicilere

ulaşmaya başlamıştır.

 

Bu dinamik alışveriş ortamı, doğal olarak tüketicinin korunması

kavramını modern dünyanın en güncel konularından biri haline getirmiştir.

Bugün artık, tüketicinin korunması konusu, çağdaş ülkelerin üzerinde en çok durduğu ve politikalar ürettiği alanlardan biri haline gelmiştir.

Tüketicinin korunmasına ilişkin düzenlemeler, tüketicilerin sağlığının ve ekonomik çıkarlarının korunmasının yanı sıra, belli standart ve kalitede mal ve hizmet üretimine imkan sağlamaktadır.

Bunun sonucu olarak, bir taraftan tüketici daha üst kalitede mal ve hizmete ulaşırken, diğer taraftan üreticiler, dünya standardında üretim yapmak mecburiyetinde kalmaktadırlar.

Bu durumda üreticiler, otomatik olarak dünya markalarıyla rekabet edebilir bir duruma gelmek için çaba göstermektedirler.

Dolayısıyla, tüketicinin korunması konusu, ülke ekonomisinin olumlu yönde gelişmesine katkıda bulunan önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

Bildiğiniz gibi, anayasamızın 172. maddesinde yer alan “devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder” hükmü ile tüketicinin korunması konusu devlet güvencisine alınmıştır.

Gerek bu anayasal hüküm, gerekse 1987 yılında AB'ye yaptığımız tam üyelik başvurusundan sonra topluluk mevzuatına uyum çerçevesinde bazı adımlar atılmıştır.

AB'nin tüketiciyi koruma politikaları ve Türk tüketicisinin yaşadığı sorunlar dikkate alınarak hazırlanan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 1995 yılında yürürlüğe girmiştir.

Değerli misafirler...

59. Hükümet olarak programımızda “tüketicinin korunmasında en etkin yöntem ve yaklaşımların hızlı bir şekilde uygulamaya konulacağı, bu çerçevede yasal yapı, sivil toplum kuruluşları ve tüketiciyi koruyan kurumların yaygınlaştırılacağı ve destekleneceği” açık biçimde ifade edilmiştir.

Yine programımızda üretim süreçlerinde kalite anlayışının yaygınlaştırılacağı ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi üzerinde önemle durulacağı” da kayda bağlanmış, taahhüt edilmiştir.

Biz geçen zaman içinde programımıza uygun olarak bu konunun hassasiyetle üstünde durduk.

Gerek AB'nin tüketicinin korunması mevzuatına tam uyumun gerçekleştirilmesi, gerekse tüketicinin daha ileri düzeyde korunması amacıyla geçtiğimiz yıl ilgili kanunda geniş değişiklikler yaptık.

Yapılan değişikliklerle, kanuna, sözleşmelerdeki haksız şartlar, devre tatil, paket tur, mesafeli sözleşmeler ve kredi kartı gibi yeni konular girmiş, tüketici haklarının kapsamı önemli şekilde geliştirilmiştir.

Ayrıca tüketicilerin hak aramaları açısından önemli görevler üstlenen hakem heyetlerinin yapısı güçlendirilerek, kararlarına mahkeme kararı niteliği kazandırılmıştır.

Hükümetimiz zamanında gerçekleştirilen mevzuat değişikliği ve mevzuatın uygulanması alanında yapılan çalışmalar, Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan ilerleme raporunda da teyit edilmiştir.

Geçen yıl söz konusu kanunda değişiklik yapılırken, tüketici mağduriyetine neden olan geniş çaplı sorunlara da çözüm aranmıştır.

Kredi kartı borcunu vadesinde ödeyemediği için icra takibine uğramış tüketicilerin ciddi sayılara ulaşması da dikkate alınarak, kanuna geçici bir madde ilave edildiğini hatırlayacaksınız.

Yalnızca bu geçici madde bile; yaklaşık 100 bin tüketicimizi aşırı faiz yükünden kurtarmış, ayrıca bankalar ile tüketiciler arasındaki güven ilişkisinin yeniden sağlanmasına da hizmet etmiştir.

Hükümet olarak tüketici sorunlarının çözüm mekanizmalarını geliştirecek iyileştirmeleri hızla yapmaktayız.

Tüketici mahkemelerinin yaygınlaştırılması çalışmaları sürdürülmektedir.

Ülkemizde alternatif çözüm sistemlerinin tek örneği olan tüketici sorunları hakem heyetlerinin yapısını güçlendirmek amacıyla eğitim çalışmalarımız devam etmektedir.

İnşallah bu çalışmalarla yargının üstündeki yükü de bir nebze hafifletmiş olacağız.

Bugün ülkemizde modern anlamda bir tüketici kanunun var olduğunu söyleme imkanına sahibiz.

Ancak genel olarak toplumumuzun bu konudaki bilinç seviyesi henüz yeterli değildir.

Geçmiş yıllarda gazete promosyonları, kapıdan satışlar, kampanyalı satışlar gibi alanlarda yaşanan sorunlarda, tüketicilerin haklarından haberdar olmamalarının da büyük etkisi olmuştur.

Hepimizin bildiği gibi, ne kadar mükemmel yasal düzenlemeler hazırlanırsa hazırlansın, haklarını ve yükümlülüklerini bilmeyen satıcı, üretici ve tüketicilerin var olduğu piyasalarda bu yasaları tam anlamıyla uygulamak mümkün değildir.

Ülkemizde ticaret ortamının bütün taraflarını acilen bilinçlendirmek zorundayız.

Bu doğrultuda, tüketicilerimizi tüketici mevzuatı konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla hazırlanan kampanyayı bugün burada başlatıyoruz.

Bu kampanya ile, tüketiciler, kendilerine tanınan haklar, bu hakları nasıl elde edecekleri ve daha fazla bilgiye nereden ulaşabilecekleri konusunda bilgilendireceklerdir.

Hiç şüphesiz ki, tüketiciyi korunmanın en iyi yolu; tüketicilerimizi bilinçlendirmek ve onları sahip oldukları yasal haklardan haberdar etmektir.

Bu nedenle tüketicinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi kampanyasına büyük önem vermekteyiz.

Tüketicilerin kendilerine verilen bu çağdaş haklardan haberdar olmalarını sağlamak noktasında, hükümetimize, sivil toplum örgütlerine ve piyasaya mal ve hizmet arzeden firmalara büyük görevler düşmektedir.

Bu bağlamda resmi organlarla birlikte, sivil organizasyonların da yetki ve sorumlulukları paylaşması çağdaş dünyanın benimsediği bir yöntemdir.

Tüketicilerin bilinçlendirilmesi kampanyasının halkımıza ulaştırılması hususunda özellikle medya kuruluşlarımızın desteklerini beklemekteyiz.

Tüketici; artık, korunması gereken taraf olmaktan çıkmalı, haklarını bilen, savunan ve piyasada üzerine düşen rolü bilinçli ve etkin bir şekilde yerine getiren taraf olmalıdır.

Tüketici bilincinin yerleşmesi ve tüketicinin yanında üretici ve satıcıların da yükümlülüklerini öğrenmesi için bu ve buna benzer tanıtım kampanyalarının önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyim.

Bu kampanyanın hayırlı, yararlı ve yol gösterici olmasını diliyorum.

Hepinize sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.